kitap onerileri

foto galeri

ava sirin ozgun kaleminden

uzmana sorun

Vajinismusun Yaygınlığı

Vajinismus için prevalans oranları, bu konudaki çalışmaların değişik kültürel yapıdaki toplumlarda yapılması nedeniyle birbirinden çok büyük farklılıklar gösterebilmektedir. İyi bir şekilde yapılandırılmamış kimi çalışma verileri, ülkemizde kadınlarda en sık görülen cinsel sorunun vajinismus olduğu göstermesine rağmen, gerçekte ise vajinismus, batılı toplumlarda olduğu gibi ülkemizde de nadiren görülmektedir. Evliliğin cinsel birleşme ile tamamlanması gerçeği vajinismus için çözümü zorunlu kılmaktadır. Çalıştığım birimdeki ve diğer cinsel işlev bozukluğu tedavisi yapılan merkezlerdeki verilere bakıldığında, ülkemizde cinsel işlev bozuklukları için tedavi birimlerine başvuruların yaklaşık yarısını vajinismus sorunu olan hastalar oluşturmaktadır. Bu yüksek başvuru oranlarının nedeni ise diğer cinsel işlev bozukluklarına göre vajinismusun varlığında evliliğin devamının tehdit altında olmasıdır. Hâlbuki ülkemizde de batılı ülkelerde olduğu gibi daha çok cinsel istek ve cinsel uyarılma bozuklukları görüldüğü bilinmektedir.

Cinsel ağrı bozuklukları için prevalans tahmin oranları çalışmaların yapıldığı kültürel yapı ve klinik ortamlara göre %3-48 arasında değişmektedir. Kuzey Avrupa ülkelerinde, Amerika Birleşik Devlederi'ne göre daha düşük oranlar verilmektedir. Cinsel ağrı bozuklukları tahmin edilenin aksine postmenapozal kadınlardan çok 18-19 yaş aralığında daha fazla görülmektedir. Cinsel ağrı bozuklukları oldukça sık görülen bir sorun olmasına rağmen, cinsellikle ve cinsel ağrıyla ilgili olarak konuşma konusunda, gerek hastaların gerekse klinisyen- lerin zorlanmaları tanı koyma ve yaygınlığını saptama konusunda karşılaşacak önemli zorluklardır. Yazarların büyük bir kısmı görüşme yoluyla ya da self- report olarak elde edilen cinsel yakınma insidanslarının birçok kontrolsüz değişkenden etkilenmesi nedeniyle farklı olduğunu bildirmektedir. Bu nedenle de sorunun tam olarak tespiti için görüşmelerde soruların açık ve net olarak sorularak değerlendirme yapılması gerektiğini önermektedir.

Cinsel işlev bozuklukları sıklığının araştırıldığı çalışmalarda vajinismusun toplumda görülme sıklığı oranlarının %l-6 arasında olduğu verileri bildirilmiştir. Bu oranın doğu toplumlarında verilen üst sınıra daha yakın olduğu ve batı toplumlarında İse verilen alt sınıra daha yakın olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca eğitim yılı ve sosyoekonomik düzeyleri yüksek kadınlar arasında daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Bu diğer toplum katmanlarında görülmediği anlamına gelmemektedir. Ülkemizde ise cinsel işlev bozuklukları alanında yapılmış epidemiyolojik geniş bir çalışma olmaması nedeniyle klinisyenler daha çok cinsel terapi kliniklerine başvuran hastalara göre bir sıklık bildirmektedir. Ülkemizde yapılan iki çalışmada vajinismus sıklığı, çalışma deseninden kaynaklanan sorunlar nedeniyle %15,3 ve %41,7 gibi farklı ve yüksek oranlarda bildirilmiştir. Klinik uygulama verilerime de benzer şekilde bazı çalışmalarda cinsel işlev bozuklukları merkezlerine başvuran hastaların yaklaşık %70'inin kadın olduğu ve bunların da yaklaşık %60-70'inin de temel başvuru yakınmasının cinsel birleşmenin sağlanamaması, yani vajinismus olduğu bildirilmektedir.