kitap onerileri

foto galeri

ava sirin ozgun kaleminden

uzmana sorun

Borderline Kişilik Bozukluğu

Sınırda(Borderline) Kişilik Bozukluğu

Aşağıdakilerden beşinin (ya da daha fazlasının) olması ile belirli, genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, kişilerarası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlık ve belirgin dürtüselliğin olduğu sürekli, bir örüntü:

gerçek ya da hayali bir terkcdilmeden kaçınmak için çılgınca-çabalar gösterme..

Gözünde aşırı büyütme (göklere çıkarma) ve yerin dibine sokma uçlan arasında gidip gelen, gergin ve tutarsız kişilerarası ilişkilerin olması

Kimlik karmaşası: belirgin olarak ve sürekli bir biçimde tutarsız benlik algısı ya da kendilik duyumu

Duygudurumda belirgin bir tepkiselliğin olmasına: bağlı affektif instabilité (örn. yoğun epizodik disfori, irritabilité ya da genellikle birkaç saat süren, nadiren birkaç günden daha uzun süren anksiyete)

Kendini sürekli olarak boşlukta hissetme

Uygunsuz, yoğun öfke ya da öfkesini kontrol altında tutamama (örn. sık sık hiddetlenme, geçmek bilmeyen öfke, sık sık kavgalara kanşma)

Stresle ilgili gelip geçici.paranoid düşünce ya da ağır dissoşiyatif belirtiler

Olgu Sunumu: Dengesiz Bir Yaşantısı Olan Kadın

Yirmi beş yaşındaki Bayan E., şikayetleri, istekleri ve dengesiz davranışları nedeniyle, giderek endişelenmeye başlayan erkek arkadaşı tarafından acil odasına getiriliyor. Hastane personeline ilettiği en önemli rahatsızlık, "sürekli kendimi öldürmek istediğimi düşünüyorum" cümlesi oluyor. Bayan E. yetenekli bir sekreter, kendi evinde oturuyor ve kendi geçimini sağlıyor. Aynı zamanda, eğitim düzeyini yükseltmek amacıyla ve "hayatı boyunca sekreter olarak kalmak istemediği" için üniversitede akşam derslerine devam ediyor.

Geçirdiği kriz, erkek arkadaşı Bay M.'nin iki yıllık özel bir ilişkinin ardından evlenme isteğini kabul etmemesiyle baş göstermiş. Bayan E., erkek arkadaşını işyerinden arayıp gittikçe daha fazla zaman talep ediyormuş ve sonunda eğer her akşam beraber olmazlarsa kendisini öldüreceğini söylemiş. Bay M., isteklerinin, telefonlarının ve kışkırtıcı tehditlerinin dayanılmaz bir hal aldığını ve kendisinde bu ilişkiyi derhal bitirme isteği uyandırdığını ifade ediyor. Bay M., Bayan E.'yi acil odasına getirdiği akşam, ona bir İş seyahatine gitmesi gerektiğini ve bir kaç gün uzakta kalacağını söylemiş. Bayan E., Bay M.'nin bunu kendisinden kurtulmak için yaptığını iddia etmiş. Ortalığı birbirine katmış ve çılgınca kendisini öldürmekten söz etmeye başlamış. Bayan E., acil odasında, erkek arkadaşını hastane personelinin önünde küçük düşürüyor ve onu kendisini kullanmakla ve sonra da başından atmakla suçluyor. Kavgaya tutuşan çift ayrıldıktan sonra, Bayan E.'nin belirtilerinin gelişim öyküsünü öğreniliyor.

Geçmiş bir kaç ayın gerilimine tepki olarak, Bayan E.'de, iniş çıkışlı depressif duygudurum, aşırı uyuma (özellikle akşamları ve hafta sonları) ve 9 kilo almasına neden olan aşırı yemek yeme eğilimi gelişmiş. Bayan E., sürekli gergin olduğunu ve çalışmalarına yoğunlaşmakta giderek zorlandığım söylüyor. Bu stresli dönem boyunca, ofisindeki iş arkadaşlanndan yardım isteyerek çalışmaya devam etmiş. Bay M.'nin ya da iş arkadaşlarının ilgisi, ruh halinde bir canlılık yaratıyormuş. Onlarla birlikteyken kendisini güçlü hissediyormuş.

Bayan E., en şiddetli belirtileri yalnız olduğunda yaşıyor. Bunlann arasında erkek arkadaşını öldürmek ve kendisine zarar vermek gibi uzun süredir devam eden fanteziler de var. Birçok kereler jiletle uyluklannı kesmiş. Bunu yaparken kendisini sanki yukandan, seyrediyormuş, donuk ve ölü gibi duyumsuyormuş ve çok az acı hissediyormuş. Bayan E., bu anlarda kendisinin sevilmeye layık olmayan, değersiz, şişman ve çirkin biri olarak hissedip, Bay M.'ye telefon ediyor ve ilişkisini sürdürmezse kendisini öldüreceği tehditleri savuruyormuş. Bay M., Bayan E.'nin Öfkesine de hakim olamamaya başladığım ifade ediyor. Örneğin, onu acil odasına getirmezden kısa bir süre önce, tartışma esnasında Bay M.'ye yumruk yumruğa saldırmış.

Bayan E., dört kardeşin en küçüğü ve bir kız kardeşi var. Babası alkolik. Eşine ve çocuklanna karşı kaba kuvvet kullanmasından ötürü, anne baba aynlmış. Bayan E. 3 yaşındayken boşanmışlar. Bayan E.'nin, 10 yaşındayken kendisinden 5 yaş büyük olan erkek kardeşi tarafından taciz edilmiş olması gibi bir de ailesi var.

Ergenlik döneminde, Bayan E. isyankar bir grupla arkadaşlık etmiş, gruba uyum sağlamak için uyuşturucu kullanmaya başlamış ve cinselliğe erken yaşta adım atmış. Annesi, ergenlikteki isyanını Bayan E.'nin "baba bulmak" ihtiyacına yorarmış, "cinsel dürtülerim sevilme ve korunma isteğiyle karıştırdığım" düşünürmüş. 16 yaşma geldiğinde, erkeklerle erişkin yaşamım da yansıtacak olan kaotik ve dengesiz ilişki örüntüsünü zaten edinmiş.

İlk aşın doz uyuşturucu kullanımını, 17 yaşındayken erkek arkadaşının kendisini reddedeceğim hissetmesine tepki olarak yaşıyor. Bu olayı bir dizi yoğun ilişki izliyor ve her biri aynı şekilde sürüyor: Bayan E., sevgililerini yavaş yavaş yabancılaştırana kadar giderek daha da yapışkan oluyor. Her reddediliş, bir Öfke ve kendine zarar verme atağına yol açıyor ve ardından hemen yeni ve benzer bir ilişki geliyor. Bayan E.'nin şimdiki erkek arkadaşı, düş kınklığma uğratanlar listesinin son üyesi.

Sınırda Kişilik Bozukluğu İçin Ayırıcı Tanı Kılavuzu

Duygudurum Bozuklukları ve Sınırda Kişilik Bozukluğu genellikle birlikte seyretse de (Bayan E. olgusunda görüldüğü gibi), birbirleriyle karıştırılmaları da mümkündür. Sınırda Kişilik Bozukluğu tanısı, bir Majör Depressif Epizod sırasında geçici olarak huzursuzluk yaşayan, talepkar ve manipülatif olan, kendine zarar veren kişiler için sıklıkla uygunsuz yere ve olumsuz anlamda kullanılır. Erken başlangıç, yaygın etki ve az ya da çok kronik seyir bulunmadığı sürece bu tür davranışlar Sınırda Kişilik Bozukluğu tanısı koydurmazlar. Bazı olgularda, hastanın "sınırda belirtileri" duygudurum belirtileri remisyona girdiğinde kaybolurlar. Bazı hastalarda ise her iki tanı gerekli olabilir. Tedaviye verilen yanıt, ayrım yapmakta yardımcı olabilir.

Madde etkisi altındayken dengesiz ve saldırgan olan fakat madde etkisi geçtikten sonra çok farklı davranabilen, Maddeye Bağlı Sorunları olan kişiler için de aynı durum geçerlidir. Klinisyen Antisosyal Kişilik Bozukluğunda olduğu gibi yine tavuk ve yumurta sorunuyla karşı karşıyadır: Sınırda Kişilik Bozukluğunda genellikle kendine zarar verici tarzda Madde Kullanımı görüldüğü için, Madde Kullanımına yıkıcı kişilik özelliklerinin mi yol açtığını yoksa, Madde Kullanımının mı kişilikte bozukluk yarattığını saptamak güç olabilir.

Sınırda Kişilik Bozukluğu ile birlikte Duygudurum Bozukluğu, Maddeye Bağlı Bozukluklar, Yeme Bozuklukları (Özellikle Bulimia Nervoza), Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu gibi Eksen I bozukluklar bulunabilir ve ayırıcı tanıda bunların her biri dikkate alınmalıdır. Sınırda Kişilik Bozukluğu olan kişilerde gerçekleşmiş intihar oranı %5-10 düzeyindedir; bu nedenle, eğer varsa Duygudurum Bozukluklarını belirlemek ve tedavi etmek özellikle önem taşımaktadır. Sınırda Kişilik Bozukluğu diğer Kişilik Bozukluklarıyla da sıklıkla bir arada bulunur.